Savcı, Fazıl Say’ın ifadesini aldı! Haberler 16 Mayıs 2012

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusunda Fazıl Say ’ın internet paylaşım sitesi twitter’daki kendisine ait sayfasında İslam inancına saldırı niteliğinde mesajlar yayınladığı iddia edilmişti. Suç duyurusunda, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “dini değerlere hakaret” olduğu savunuldu. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, dün Say’ı ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne çağırdı.

 

Soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren Say’ın “Kimsenin dini değerlerine hakaret etmedim” dediği öğrenildi. Say, twitter hesabından da, ‘Dünyanın her yerinde müzikteki ifadeleri vermişliğimiz oldu, savcılıkta ilk kez ‘ifade’ verdik. Haliyle tatsız bir gün. Bu soruşturmada avukatlığımı yapan Ankara Barosu Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’na ve Avukat Meltem Akyol’a teşekkür ederim’ dedi.

Bayrağını al, bayramına gel


19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı İstanbul'da da kitlesel törenlerle coşkuyla kutlanacak. Yerel yönetimler ve kitle örgütleri, 19 Mayıs'ı konserler ve yürüyüşlerle kutlayacak. 

Şişli Belediyesi öncülüğünde 19 Mayıs Cumartesi günü dev bir yürüyüş gerçekleşecek. Saat 12.00’de Şişli Atatürk Evi’nin önünden başlayacak yürüyüş, Cevahir Alışveriş Merkezi’ne doğru gerçekleşecek. 19 Mayıs kutlamaları, Cevahir Alışveriş Merkezi önünde, bir dizi etkinlikle devam edecek. Kutlamalar kapsamında Ekrem Ataer yönetimindeki 500 kişilik koro, Atatürk’ün en sevdiği şarkıları seslendirecek. Ardından sahne alacak ünlü şarkıcı Kenan Doğulu, birbirinden güzel ve popüler şarkılarını sevenleri için seslendirecek. Kutlamalar öncesi açıklama yapan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “19 Mayıs’ı şanına yakışır bir şekilde kutlayacağız. O gün tüm yurttaşlarımızı Şişli’ye, hep birlikte bayramımızı kutlamaya bekliyorum. Bayraklarımızı alalım, 19 Mayıs günü bayramımızı coşkuyla kutlayalım” dedi.
Beşiktaş Belediyesi’de 19 Mayıs Cumartesi günü Şairler Sofası Parkı’nda Fener alayı gerçekleştirecek. Fener alayının ardından da “Gençlik konseri” düzenlenecek. 20 Mayıs pazar günü de “Bağımsızlık için ilk adım halk koşusu” düzenlenecek. Saat 09:00’da Beşiktaş-Arnavutköy arasında “Cumhuriyetimiz, bağımsızlığımız ve geleceğimiz” için koşulacak. Kadıköy Belediyesi ise 19 Mayıs akşamı saat 19.00’da Bağdat Caddesi’nde “Atatürk yürüyüşü” düzenleyecek. Saat 20.30 da Kadıköy Belediyesi Evlendirme Dairesi otoparkında Emre Altuğ konseri düzenleyecek. Bakırköy Belediyesi de Özgürlük Meydanı’nda saat 20.30’da “Yeni Türkü” konseri düzenleyecek.

Gençlik şöleni

Türkiye Gençlik Birliği’de 17-18-19 Mayıs tarihleri arasında Gençlik Şöleni düzenleyecek. 17-18 Mayıs 2012 tarihlerinde Mimar Sinan Üniversitesi Konferans Salonu’nda “Uluslararası Gençlik Sempozyumu” düzenleyecek olan TGB’liler, 19 Mayıs günü ise Galatasaray Lisesi ile Tünel arasında saat 15.00’te dev bir yürüyüş düzenleyecek.

Yürüyüşte görsel şovlar yapılacak. Daha sonra da Küçükçiftlik Park’ta coşkulu bir şölen düzenleyecek. Şölende dünyaca ünlü müzik grubu İnti İlimani, Charkezi Orkestra, Karmate, Grup Çığ ve Mir Sanat topluluğu sahne alacak.

Bhaber

Yılmaz Özdil: Hasanma Tahsin

16 Mayıs 2012

 

15 Mayıs 1919.

Sabah, saat 10.

* * *

Zırhlılar körfeze demirlemiş, Yunanca “vatan” anlamına gelen yolcu gemisi Patris, turist getirircesine pasaport iskelesine yanaşmış, işgal ordusu “vatan toprağı”mıza ayak basmıştı. Haçı havada, etekleri zil çala çala koşan Aya Fotini Kilisesi’nin papazı Hrisostomos, evlatlarım, ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba girersiniz diyerek, atıyla inen sancaktarın çizmelerini öpüyordu.

* * *

İnce, uzun, siyah takım elbiseli bi delikanlı fırladı ortaya, aniden… Elinde, revolver tabir edilen toplu tabanca, gözü kara, olamaz diye bağırıyordu, böyle güle oynaya giremezler! Son sözü buydu. Gazeteciydi. Selanik’te doğmuş, Mustafa Kemal’in de sıralarında oturduğu, Şemsi Efendi Mektebi’nde okumuş, Paris Sorbonne’da siyasal tahsili görmüş, İzmir’e yerleşmiş, Sudiye hanımla evlenmiş, oğlu olmuş,
Hukuk-u Beşer, yani, İnsan Hakları gazetesini çıkarmış, Türk basınında “kadınların hak ve özgürlüğü”nü savunan ilk erkek olmuştu.

* * *

Bastı tetiğe, peş peşe, trak trak trak… Efsun alayının sancaktarı düştü atının sırtından, karpuz gibi. Kahkahalar suratlarında dondu kaldı, zaman durmuştu sanki. Önce sessizlik, sonra panik. Anladılar ki, tek kişi. Sarıverdiler çevresini, ilk süngüyü iman tahtasına sapladılar, sonra neresine denk gelirse, orasına. Şehit olmuştu Hasan Tahsin. Henüz 30’unda.

* * *

Böyle başladı macera.

* * *

İşgal edildiği gün bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan, işgali bittiği gün, o ulusun kurtuluş savaşını sonlandıran, dünyada bu özelliğe sahip tek şehir, İzmir… Bağrına bastı,
asla unutmadı, her zaman sahip çıktı ilk kurşunu
sıkan yürekli evladına.

* * *

Son nefesini verdiği yere, Konak’a, Saat Kulesi’nin yanına, anıtını diktik. Caddelere, parklara, okullara adını koyduk. Bayrağı genç nesillerin devralması için, derneğini kurduk. İzmir Gazeteciler Cemiyeti, her sene, Hasan Tahsin Yarışması düzenler. Mesleği tasmasıyla değil, onuruyla yapanları ödüllendirir. Basın yayın alanında, Türkiye’nin en köklü, en eski yarışmasıdır.

* * *

(Aslında, haber, fotoğraf, röportaj gibi dallarda verilir. Bu sene ilk kez, Hasan Tahsin Onur Ödülüverildi. Kime biliyor musunuz? Erkekliğinden utandığımız, tırışkadan teyyare tiplerin gazteciyim diye dolaştığı bi dönemde, yürekli bi kadına, Ayşenur Arslan’a.)

* * *

Her 15 Mayıs’ta…
Bismillah ilk iş, anma töreni yapılır, Hasan Tahsin Anıtı’nda… Vali, belediye başkanları, milletvekilleri, Ege Ordu Komutanı, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, çoluk çocuk İzmirliler katılır.

* * *

Şimdi sıkı durun.

* * *

Sanıyorduk ki…
19 Mayıs yasaklandı.
29 Ekim yasaklandı.
Meğer…
15 Mayıs da yasaklanmış!

* * *

Çünkü…
Valilik’ten İzmir Gazeteciler Cemiyeti’ne telefon geldi. Hasan Tahsin Anıtı’nda tören yapacaksanız, bize dilekçe vereceksiniz denildi. Ne dilekçesiymiş o? Hükümetin yeni yönetmeliği gereği 48 saat önceden izin almanız gerekiyor. Ya almazsak? Anamazsınız! Geç kaldık diyelim, 24 saat önce verirsek dilekçeyi? Kusura bakmayın.

* * *

Ve…
15 Mayıs 2012.
Sabah, saat 10.

* * *

Hasan Tahsin.
Oldu sana…
Hasanma Tahsin.

* * *

Vali gelmedi.
Ege Ordu Komutanı…
Hep gelirdi, tarihinde ilk kez gelmedi.

* * *

Belediyeler geldi.
Üniversiteler geldi.
Sivil toplum geldi.
Ancak… Bu haddini bilmez gruplar, sayın devletimizden izin istemedikleri için, hadlerini öğrendiler, çelenk koyamadılar.

* * *

Sadece, İzmir Gazeteciler Cemiyeti çelenk bırakabildi. Ev sahibi konumundaki Cemiyet’in dilekçe verip izin istemesi yetmemişti. Çelenk koymak isteyen her kurum ve kuruluşun, ayrı ayrı dilekçe verip, ayrı ayrı izin istemesi gerekiyordu. Aksi halde… Sivil polisler oradaydı ve yönetmelikte “izinsiz konulan çelenkler kolluk kuvvetleri tarafından kaldırılır” yazıyordu!

* * *

Allah’tan…
İstiklal Marşı okunabildi.
Saygı duruşu yapılabildi.
Buna ses çıkarılmadı.

* * *

Demem o ki…
Yasak olmadığını, stadyumlardaki 19 Mayıs törenlerinin faşizm’i çağrıştırdığını, tören yönetmeliğini o nedenle değiştirdikleri söylüyorlar.
Hasan Tahsin bizim büyüğümüz, rahmetli atamız değil mi kardeşim? İnsanın dedesinin kabrine gidip, çiçek bırakması da mı faşizm?

Bir AKP yapımı: Padişahım çok yaşa!

Çarşamba, Mayıs 16, 2012

 


Milli Eğitim Bakanlığı'nın FATİH projesi için hazırladığı tanıtım filminde, AKP'nin sık sık kullandığı Osmanlı ve padişahlık övgüsüne yer verildi. Reklam filminde Osmanlı dönemine dönülürken, Fatih Sultan Mehmet, "teknolojiyi en iyi kullanan padişah" olarak tanıtılıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın desteği ile düzenlenen Uluslararası Bilişim Olimpiyatı’nın ödül töreninde FATİH Projesi ile ilgili reklam filmi gösterildi. Filmde, FATİH projesi kapsamında dağıtılan tabletler, Fatih Sultan Mehmet dönemine dönülmesi kurgusu ile anlatılıyor.

Filmde Fatih Sultan Mehmet, FATİH Projesi’nin tabletiyle ders çalışan çocuğa “Ben var mıyım acep, parmaklarının ucunda” diye soruyor. Fatih’i tanımayan çocuk tabletten kim olduğunu öğrenip “Teknolojiyi en iyi kullanan padişah, 7 dil biliyormuşsun, İstanbul’u fethetmişsin” diyor. Fatih de “Nice cihan gezdik, nice fetihler yaptık ama bu fetih bir başka” yorumu yapıyor.

Diyanet "Umre"ye ödülle öğrenci topluyor

Çarşamba, Mayıs 16, 2012

 


Ey öğretmenler ve akademisyenler...

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın okullara gönderdiği "Umre gezisi" yazısı, okullarımızda ve üniversitelerimizde devlet eli ile dinselleştirme kampanyalarının geldiği noktayı gösteriyor. Umre gezisi için 40 öğrenci toplayan öğretmen ve akademisyenlere DİB ödül de veriyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) 25 Nisan 2012 tarihinde 81 ilin valiliklerine ve il müftülüklerine "Umre" konulu yazı gönderdi. DİB Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş imzalı yazıda "Başkanlığımızca 2012 yılı umre organizasyonları kapsamında, Öğretim Görevlisi, Öğretmen, öğrenci ve aileleri ile merkez ve taşra teşkilatlarımızda görev yapan personelimiz ve 1. derece kan/sıhri akrabalarının (anne, baba, eş, çocuklar, eşin anne ve babası) katılacağı 7 gün veya gece Mekke, 7 gün veya gece Medine olmak üzere toplam 14 günlük 2 tur halinde "yaz tatili" umre turu düzenlenecektir" ifadeleri yer aldı.

Valilikler de DİB'den gelen yazıyı il milli eğitim müdürlükleri üzerinden ilçe milli eğitim müdürlüklerine yolladı. DİB'in düzenleyeceği "umre" turunun okullara duyurulması istendi. İl Müftülükleri de aynı yazıyı üniversite rektörlüklerine, il milli eğitim müdürlüklerine ve kaymakamlıklara yolladı.

40 öğrenci toplayan öğretmen ve akademisyene ödül!
Konunun buraya kadarki kısmı ayrı bir skandal ancak bu tür uygulamalar okullarımızda artık rutin haline gelmeye başladığı için şaşırmayabilirsiniz. Ancak DİB okullardan daha fazla öğrenciyi bu dinsel geziye çekebilmek için öğretmen ve öğretim görevlileri için teşvik maddelerini de ihmal etmemiş. Eğer bir öğretmen ya da öğretim görevlisi okulundan ya da üniversitesinden 40 öğrenci toplarsa bedava "umre" gezisi kazanıyor.

"40 kişilik öğrenci grubu oluşturanların; Öğretmen / Öğretim görevlisi, Kuran Kursu Öğretmeni veya Eğitim Merkezi Öğretmeni, ulaşımı, iaşe ve ibatesi Başkanlığa ait olmak üzere grubun başında sorumlu olarak götürülecek, kendilerinden herhangi bir ücret alınmayacağı gibi harcırah ödemesi de yapılmayacaktır."

Umre ödülünü alan öğretmen ve akademisyenler "din görevlisi" mertebesine ulaşacak!
DİB'in yazısındaki skandal eğitimcileri teşvik maddesi ile de sınırlı değil: Bir eğitimci 40 öğrenci toplarsa DİB'in kayıtlarına "din görevlisi" olarak girecekler:

"Sorumlu olarak gidecek öğretmenler İl ve ilçe müftülüklerince sisteme girilecek ve tahsil/meslek bölümüne din görevlisi, teklif edilen görev bölümüne sorumlu, teklif türüne ise umreci topladı olarak girilecektir."

HaberSOL

Atanamayan öğretmenlerden 'Hoca'lı gönderme

Çarşamba, Mayıs 16, 2012

 


Atanamayan öğretmenlerden ilginç protesto.

Ataması yapılmayan öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünde protesto gösterisi yaptı.

Yanlarında getirdikleri kitapları Bakanlık önüne bırakan öğretmenler, ağaca dileklerini asıp, atanmak için de dua etti.

Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanan yaklaşık 200 atama bekleyen öğretmen, pankartlar açıp, sloganlar atarak protesto gösterisi yaptı.

Eyleme katılan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 81 ilde 63 bin 821 ücretli öğretmenin görev yaptığını belirterek, sözleşmeli öğretmenliğin kaldırıldığını, ancak ücretli öğretmenliğin asıl istihdam haline geldiğini bildirdi.

Konuşmaların ardından öğretmenler saz çalıp, atama şarkısını hep bir ağızdan söyledi.

Atama bekleyen öğretmenlerin, Fatih Sultan Mehmet, Nasrettin Hoca, imam, gelin kıyafetleriyle eyleme katılmaları dikkati çekti.

Yanlarında getirdikleri kitapları bakanlık önüne bırakan ataması yapılmayan öğretmenler, dilek tutup, atamalarının yapılması için hep birlikte dua etti.

TRT Türk

BAŞA DÖN